Daha yakından tanıyın
Merhaba, ben Zuzu. Yaklaşık 3 yaşındayım, küçük ırk, siyah, yere yakın, göbek hafif tombik.
Dışarıdan bakınca “Ay ne tatlı, bunu kucağıma alıp otururum” diye düşünebilirsiniz. Yanlış. Kucağınıza gelirim tabii ama oturmak için değil; sizi öpüp iki saniye sonra yeni bir eğlence bulmak için. Sonuçta ben Beyoğlu köpeğiyim. Bana sakinlik, ağırbaşlılık, erkenden yatmak falan pek düşmemiş. Beyoğlu’nun neon tabelaları, kalabalığı, “bir yere daha gidelim” enerjisi karakterime işlemiş. Benim için hayatın temel sorusu şu: Şimdi ne yapıyoruz?
3 Nisan 2025’te Beyoğlu Belediyesi tarafından bakımevine getirilmişim. O günden beri buradayım. Açıkçası Beyoğlu’nun eğlence anlayışıyla bakımevinin eğlence anlayışı arasında bazı ciddi görüş ayrılıklarımız var. Ben insanlarla koşturmak, gezmek, oyun oynamak, kucağa zıplamak ve mümkünse her gün küçük çaplı bir festival düzenlemek isterken burada program biraz daha kısıtlı…
Ben yaramaz mıyım? Evet.
Sonraki soru?
Ama benim yaramazlığım dünyayı ele geçirme planlarından değil. Ben sadece çok neşeli, çok meraklı ve insanlarla bir şeyler yapmaya çok hevesli bir köpeğim.
Yere yakın bacaklarıma ve tombik göbeğime bakıp fiziksel kapasitemi küçümsemeyin. Bu şasiye beklenenden güçlü bir motor takılmış.
Oyun oynamayı seven bir köpekle gayet güzel yaşayabilirim. Hatta evde benim gibi “E bugün ne yapıyoruz?” diye gezen bir arkadaş olması hoşuma gider.
Kedilere zarar vermek gibi bir niyetim yok ama kedilerle yaşamasam hepimiz açısından daha iyi. Çünkü kedinin “Ben burada huzur içinde yatıyorum” mesajını muhtemelen “Zuzu, hadi oyun oynayalım” şeklinde yorumlarım. Kedinizin sinir sistemine saygınız varsa lütfen bana başvurmayın.
İnsanlara ise bayılıyorum. Kucağınıza zıplayıp kendimi sevdirmek en önemli uzmanlık alanlarımdan biri. Bakımevi gibi uyaranın çok fazla olduğu bir yerde dikkatim biraz dağınık olabiliyor. Evet, sizinle ilgileniyorum ama aynı anda şurada bir şey oldu, oradan biri geçti, ötede bir köpek hareket etti ve BİR DAKİKA O NEYDİ?
Daha sakin bir ev hayatında benim de biraz vites düşürmem mümkün. Tabii benden dekoratif koltuk köpeği çıkmasını beklemeyin. Ben hayatın içinde olmak istiyorum. Yürüyüşe gidelim, oyun oynayalım, yeni şeyler öğrenelim, sonra gelip yanınıza kıvrılayım. Ertesi gün yeniden başlayalım.
Çocuklarla yaşayabilirim ama çok küçük bir çocukla eşleşmem durumunda iyi niyetli ama sakarlık içeren kazalar ve ebeveynlerin bir saniye huzur bulamaması gibi durumlar yaşanabilir. Bu nedenle yaşları +15 olursa hepimiz için daha keyifli olur.
Bir de uzun zamandır bakımevinde olduğum için yeni hayatımın ilk günlerinde beni birden uzun saatler yalnız bırakmayacak bir aile arıyorum. Önce “Burası benim evim, bu insanlar geri geliyor” diye öğreneyim. Yalnız kalmayı bana yavaş yavaş öğretin. Gerisini beraber hallederiz.
Ben 1,5 yılı aşkın süredir ailemi bekliyorum.Bence yeter.Beyoğlu’nda başladık, bakımevinde biraz fazla uzun bir ara verdik. Şimdi programın devamında ev, insan, oyun, yürüyüş, sevgi ve makul miktarda yaramazlık görmek istiyorum.
Adım Zuzu. Bacaklar kısa. Göbek tombik. Renk kara. Beyoğlu ruhu baki.
Eğer siz de sakin bir hayatın biraz fazla abartıldığını düşünüyorsanız, birbirimizi sevebiliriz.