Daha yakından tanıyın
Ben Vega. Hayatımın ilk bölümü pek iyi yazılmamıştı. Kartal sokaklarından bakımevine geldiğimde o kadar zayıftım ki, bana bakan herkes önce "Biraz daha mama ye." diyordu. İtiraz etmedim. Sonuçta tavuklu mama gibi çok güçlü argümanlar vardı.Şimdi o sayfa kapandı.
Tedavilerim tamamlandı, kısırlaştırıldım, kilo aldım ve yeniden güçlü hissetmeye başladım.
Ben öyle bütün günü koltukta geçirip arada bahçeye çıkacak bir köpek değilim. Bir şeyler yapmayı severim. Birlikte yürümeyi, öğrenmeyi, çalışmayı, yeni görevler edinmeyi... Kısacası hayatı "bugün ne yapıyoruz?" diye karşılayanlardanım.
Diğer köpeklerle anlaşırım ama herkes yakın arkadaşım olacak diye bir kural yok. Özellikle dişi köpeklerde seçiciyim. Eğer evde benden önce bir köpek varsa önce tanışır, birbirimizi beğenirsek aynı evin sözleşmesini birlikte imzalarız.
Tavuklu mama konusunda ise objektif olamayacağım. Çok başarılı bir icat.Umarım yeni evimde bol bol tavuklu mama yiyebilirim.
Bir de küçük bir ricam var. Bahçeli bir ev harika olur. Ancak bahçeli evden kastım bahçede yaşamak değil. Evin içerisinde yaşamam gerekiyor. Bahçede koşarım, güneşlenirim, çimlerin tadını çıkarırım. Sonra kapı açılır ve yine evime girerim. Çünkü ben bahçede yaşayacak değil, ailesiyle yaşayacak bir köpeğim.
15 yaş üzeri çocuklarla aynı evi paylaşabilirim. Ama en çok, benimle gerçekten ekip olmayı seven insanları arıyorum. Dobermanlar biraz böyledir. Siz sadece bana bir hayat sunmazsınız; ben de o hayatın aktif bir parçası olurum.
Bu arada...Kulaklarım da kuyruğum da yerinde. Keşke bunun bir ayrıcalık gibi söylenmesi gerekmese.
Ben Vega, bu kez hikayemin devamını birlikte yazacağım insanı bekliyorum.