Daha yakından tanıyın
Ben Rasha. Yaklaşık 4 yaşındayım, 11 kiloyum. Küçüğüm, neşeliyim, komiğim ve insanlarla yaşamayı zaten biliyorum. Çatalca'dan bakımevine geldim. Tasmayla yürümeyi biliyorum, "otur" biliyorum, "yat" biliyorum. Halimden tavrımdan daha önce bir evde yaşadığım da anlaşılıyor.
Sonra bakımevinde yuva bekledim. Bekledim. Ama belli ki ben de kendimi oradan sahiplendiremeyenler kulübüne üyeymişim. En sonunda "Rasha, böyle olmayacak. Sen biraz şehir hayatına karış, kendini göster, yuvanı oradan bul" dediler.
Şimdi veteriner kliniğindeyim. Kontrollerim ve bakımım yapılıyor. Sıradaki planım şehir hayatına katılmak ve mümkünse bu hikayenin devamını bir evden yazmak. Çünkü benim ev hayatıyla ilgili yarım kalmış bazı işlerim var.
Bir insanın peşinden küçük bir gölge gibi dolaşmak mesela. Koltuğun kenarına kurulmak. Parkta oturmak. Yürüyüşe çıkmak. Eve dönmek.Ve eve dönmenin gerçekten eve dönmek olduğu bir hayat yaşamak.
İnsanlarla çok iyi anlaşırım, diğer köpeklerle de uyumluyum. Kavga, gürültü, gereksiz drama bana göre değil. Ben daha çok "Sen nereye gidiyorsun? Tamam, ben de geliyorum" ekolündenim.
Bir de tüylerim var. Canım tüylerim. Şu anda biraz "hayat beni yordu" kıvamındalar ama onların potansiyeline güveniyorum. Güzel mama, bakım, taranma, sevgi... Birkaç ay sonra pırıl pırıl parlayan halimle sokakta yürürken dönüp bana bakacak insanlardan gözlerini kamaştırdığım için özür dilemeyi düşünmüyorum.
Benim çok büyük taleplerim yok.Şehirde gezeyim. Parkta çimenlere uzanayım. Birinin dizinin dibinde oturayım. Tüylerim parlasın.Ve bir gün veterinerden, geçici yuvadan ya da bakımevinden değil, kendi evimin kapısından yürüyüşe çıkayım.11 kiloyum. Çok yer kaplamam.
Ama artık bir yerde gerçekten yerim olsun. 🤎