Daha yakından tanıyın
Ben Pamuk. Yaklaşık 2 yaşındayım, erkeğim, kısırım ve 30 kilo civarındayım. Yani adım Pamuk ama fiziksel olarak pamuk topundan çok pamuk balyası sayılırım.
Birileri beni ormana terk etmiş. Ben de hayatıma küsüp dramatik bir şekilde ufka bakmak yerine köye doğru ilerleyip kendime bir market buldum. Marketin önüne yerleştim, çevredeki kedilerle arkadaş oldum ve bir süre gayet güzel yaşadık. Evet, kedilerle. Ben 30 kiloyum, onlar ortalama 4. Aramızdaki güç dengesini son derece olgun yönettiğimi düşünüyorum.
Sonra belediye beni bakımevine aldı. Fakat benim mizacım biraz fazla yumuşak. Gürültü, kalabalık, gerilim… Bana göre işler değil. Ben daha çok “evde herkes iyi mi, kedi nerede, akşam ne yiyeceğiz?” ekolündenim. Bu yüzden geçici yuvaya çıktım. Ve ortaya çıktı ki ben ev hayatını zaten biliyorum. Ev kurallarına hakimim, çocuklarla çok iyiyim, köpeklerle anlaşıyorum. Kediler konusunda ise artık CV’me ayrıca madde koymam gerektiğini düşünüyorum: Kedilerle yalnızca yaşayabilirim değil, kendileriyle sosyal çevre kurmuşluğum var.
Büyük bir köpeğim. Bunu saklayacak değilim. 30 kilo sevgiyle gelip evinizde küçük bir biblo gibi davranamam. Biraz yer kaplarım. Yaramazlık yaparak değil ama koca cüssemle. Hayatınıza sakin, yumuşacık, insanına bağlanan ve hayatın içinde sizinle birlikte olmaktan başka büyük beklentileri olmayan bir köpek getiririm. Şimdi tek eksiğim geçici değil, gerçekten benim olan bir ev.
Bir gün biri bana bakıp “Bu koca oğlanın kalbi de kendisi kadar büyükmüş” desin istiyorum.
Ben Pamuk. Ormandan çıktım, market kedileriyle takıldım, bakımevini gördüm, ev hayatına geri döndüm.
Artık hikayenin “ve yuvasında ömrünün sonuna kadar mutlulukla yaşadı.” kısmına geçmek istiyorum.