Daha yakından tanıyın
Merhaba, benim adım Mila.
Yaklaşık 8 yaşlarında bir Labrador’um. Bakımevine geldiğimde sol arka bacağımda büyük bir kitle vardı. Yapılan kontrollerde bunun kanser olduğu ortaya çıktı. Ameliyat oldum, tedavilerim tamamlandı. Şimdi yara yerim iyileşti. Ama galiba her canlının bazen bedeninden önce ruhu yoruluyor.
Buradaki herkes benim daha önce bir evde yaşamış olduğumu söylüyor. Tasma takılınca durmamamdan, insanın yanında nasıl sakinleştiğimden. Belki gerçekten bir ailem vardı. Belki hasta olduğumda korktular. Belki vazgeçmek daha kolay geldi. Bunu artık hiçbirimiz öğrenemeyeceğiz.
Ama şu anı biliyoruz. Ben burada çok mutsuzum. Karnımı doyuracak kadar yemek yiyor, çoğu ödül mamasını geri çeviriyorum. Yürüyüşe çıktığımda biraz dolaşıp sonra duruyorum. Eğer biri yanıma oturup beni yavaşça yere yatırmazsa uzun süre ayakta beklediğim oluyor. Bazen gönüllüler başımı okşayıp bana sakin sakin şarkılar söylüyor. İşte o an kuyruğum hafifçe sallanıyor. Sanki hala içimde, yaşamayı hatırlayan küçücük bir yer kalmış gibi.
Kanseri atlattım. Ama şimdi yeniden bir sebebe ihtiyacım var. Kocaman bahçelerim olsun istemiyorum. Uzun maceralar da gerekmiyor. Bir evin sessizliği yeter bana. Bana ait küçük bir yatak. Başımı okşayan bir el. Akşam biri odadan çıkınca peşinden bakabileceğim bir insan.
Yalnız ölmek istemeyen yaşlı bir köpeğin isteyebileceği kadar basit şeyler. Benim gibi bir köpeği sahiplenmek isteyen çok insan olmayacağını biliyorum. Yaşlıyım. Hastalık geçirdim. Mükemmel başlangıç hikayeleri olan genç köpeklerden değilim artık. Ama bazen bir hayatın değişmesi için tek bir insan yeter.
Belki birlikte çok uzun yıllarımız olmayacak. Ama sana şunu bütün kalbimle söyleyebilirim: Eğer bana bir yuva verirsen, kalan ömrüm boyunca her sabah gözlerimi sana minnet duyarak açarım. Umarım çok geç olmadan birbirimizi buluruz.