Daha yakından tanıyın
Merhaba, ben Gece.
Yaklaşık 1 yaşındayım, 10 kiloyum. 14 Mayıs'ta Çatalca Akalan'dan Gümüşdere Bakımevi'ne geldim. Hayatımın o kısmını çok anlatamıyorum ama 21 Mayıs'ta burada kısırlaştırıldım. O günden beri de valizim hazır sayılır; biri gelip "Hadi eve gidiyoruz." desin diye bekliyorum.
Bir ara biri bana, "Gece, sen siyahsın. Siyah köpekleri daha zor sahipleniyorlar." dedi. Ben de, "Olabilir ama siyahın modası geçmez." dedim. Konu benim için kapandı.
Ben insan seven bir köpeğim. Kucağa gelmeye bayılırım, sevilmekten hiç sıkılmam. Dokunulmaya karşı bir hassasiyetim yok, kaynak koruması gibi "Bu benim!" dediğim şeyler de yok. Açıkçası ben eşyalarla değil, insanlarla ilgileniyorum.
Yürüyüşlerde de gayet medeni bir vatandaşım. Boyun tasmasıyla güzel yürürüm. Karşıma köpek çıkınca mahalle güvenlik amirliğine soyunmam; havlayıp olay çıkarmam. Farklı zeminlerde de hiç sorun yaşamam. Yeni bir yere gidelim mi? Tamam. Yeni bir şey mi öğreneceğiz? Daha da güzel. Bir de gözlerinizin içine bakmayı çok severim. Öyle uzun uzun bakarım ki önce "Ne kadar güzel bakıyor..." dersiniz. Sonra kendinizi bana yatak seçerken, oyuncak bakarken ya da "Acaba Gece burada mı uyusa?" diye düşünürken bulabilirsiniz.
Benim küçük bir süper gücüm varsa, sanırım o da bu. Oturmayı da çok severim. "Otur." derseniz otururum. Kimse bir şey demese de bazen oturup etrafı izlerim. Hayatı sindire sindire yaşamanın da bir keyfi var.
Bir de yeni şeyleri öğrenmeye bayılırım. İnsanlarla birlikte vakit geçirmek benim için zaten en büyük ödül. O yüzden bana bir şey öğretmek isterseniz çok beklemezsiniz; ben hızlı öğrenen bir öğrenciyim.
Şimdi tek hayalim, bakımevinden çıkıp kendi aileme kavuşmak. Birlikte yürüyüş yapmak, sonra eve dönüp kanepeye kıvrılmak, arada size o meşhur bakışları atıp birkaç ödül maması koparmak... Bence kulağa oldukça güzel bir hayat gibi geliyor.
Eğer siz de siyahın modasının hiç geçmediğini düşünenlerdenseniz, tanışalım.
Ben hazır bekliyorum.