Daha yakından tanıyın
Ben Bambam. 2–3 yaşlarında, kısır bir erkek ve kendi sahiplendirme sürecini birilerinin insafına bırakmayacak kadar girişimci bir köpeğim.
Beni, bakımevindeki bahçelerden birinin idari binaya bakan kısmına koydular. Ben de baktım ki insanlar gelip geçiyor, içlerinden bir köpek eğitmenini gözüme kestirdim. Her geçişinde takip ettim, uzun uzun baktım, duygusal yatırım yaptım. Sonunda tavladım. Networking böyle yapılır arkadaşlar.
İlk başlarda biraz cahildim. İdari binada yürüyemiyor, merdiven görünce bunun mimari bir hata olduğunu düşünüyor, tasmayı da insanlığın gereksiz icatları arasında sayıyordum. Sonra çalıştım. Çok çalıştım. Şimdi tasma ve kayışla sanki hayatı boyunca tasma ve kayışla yürümüş gibi yürüyorum, merdivenleri çıkabiliyorum, harika bir şekilde “otur” biliyorum, “yat” komutunu da öğreniyorum. Kısacası kişisel gelişim yolculuğum, çoğu LinkedIn profilinden daha gerçek.
Kaynak korumam yok, dokunulmaya karşı hassasiyetim yok. Kaşar peynirine ve kemirmeliklere karşı ise birtakım güçlü görüşlerim var.
Bir insana bağlanınca onu gözümle takip eder, gidince biraz üzülür, dönünce de sanki savaştan gelmiş gibi karşılarım. Ayrılık anksiyetem yok; yalnızca insanını yakından takip eden ilgili bir köpeğim.
Çok neşeliyim. Sevildikçe sever, güvendikçe açılır, ilgi gördükçe resmen yeşeririm.
Şimdi hedefim, bakımevinde bir eğitmeni tavlayarak başlattığım kariyerimi bir yuva adayını tavlayarak tamamlamak. Bir evim olsun, birlikte maceralara atılacağım bir insanım olsun.
Lütfen, beni sahiplenmek için başvurun, tanışalım. Ben size güzel güzel bakayım, siz “Bir düşünelim” diye benimle yalnız yürüyüşe çıkın, beş dakika sonra da eve gittiğimde hangi kaşar peynirini bana vereceğinizi konuşuyor olalım.